Blog

  • Evde Ekşi Maya Yapımı: Ekşi Maya Nasıl Yapılır? Tam Tarif

    Evde Ekşi Maya Yapımı: Ekşi Maya Nasıl Yapılır? Tam Tarif

    Evde ekşi maya yapımı nı denediniz mi? Çok zor değil. Ama ilk defa ve hiç bir tecrübeden yararlanmadan yapacaksanız zor olabiliyor. Çünkü deneme-yanılma yoluyla fazlaca un ziyanlığı oluyor.

    Öncelikle söylemeliyim ki, evde ekşi maya yapımı nda tahta kaşık ve cam kap veya kavanoz , kullanacağız.

    Bu işlem 6-15 gün gibi bir zamanınızı alabilir. Sonunda ekşi mayayı elde edersiniz ve devamlı evde ekşi mayanız olur.

    Evde Ekşi Maya Yapımının İşlem Basamakları

    • 1. gün: 1/2 çay bardağı içme su.
    • 2. gün: 1 çay bardağı tam buğday (veya istediğiniz herhangi bir un)
    • 3. gün: 24 saat sonra 1/2 çay bardağı un ve 1/4 çay bardağı su ilave diyoruz.
    • 4. gün: 1/2 çay bardağı un, 1/ 4 çay bardağı su ilave ediyoruz.
    • 5. gün: 1/2 çay bardağı un, 1/4 çay bardağı su ilave ediyoruz.
    • 6. gün: Yine işlem aynı devam ediyor. Yalnız, maya suyu biraz ayrılmış, yüzeye çıkmış ise su koymadan 1/2 çay bardağı un ilave diyoruz. Bu dengeyi koruyarak susuz veya sulu olarak ilaveleri yapıyoruz.
    • 10. gün: Mayayı yine aynı yöntem ile besliyoruz. Fakat maya artık göz göz kabarmaya başlamıştır. Eğer kabarmaya başlamış ise beslemeye un ve su ile devam ederek mayayı artırıyoruz. Mayamızı böylelikle devamlı canlı tutuyoruz. aşırı kabarıyor ise yani artıyor ise mayanın bir kısmını atıp, beslemeye devam ederek çoğalmasını sağlıyoruz.

    Evde ekşi maya yapımında, bu karışımı 7-15 gün kadar süre ile tekrarlıyoruz. Yalnız, bu tekrarlarda suyu fazla ise un, Unu fazla ise su katarak dengede tutmaya çalışıyoruz.

    Evde Ekşi Maya Yapımı Detaylar

    Önce bir cam kavanoza tahta kaşık yardımıyla yukarıdaki miktar kadar suyu ve unu koyuyoruz. Karıştırıyoruz. Hava alan bir nemli bezle üzerini kapatıyoruz. Veya streçfilm ile kapatın ama üzerine bıçakla bir kaç yerden delikler açın. Bir gece beklesin

    Mayamızı üretirken evimizde seçtiğimiz bir yerin direkt güneş alan bir yer değil de, sakin ılık bir gölgelik yer tercih etmeliyiz. Mayayı durmadan yer değiştirmek iyi değildir. Sabit olması çok daha iyi olacaktır. saatte olmak şartıyla 24 saat sonra tahta kaşıkla karıştırın. Sulu ve biraz cıvık bir görüntü ile karşılaşacaksınız muhtemelen. Merak etmeyin her şey yolunda.

    Evde ekşi maya yapımı nda bu mayayı sulandıkça un ile besliyoruz su koymuyoruz. Ama mayaya gece baktığımızda aşırı sulu ise mutlaka onu un ile beslememiz gerekir. Yoksa beslenemeyen maya ölür. Sık sık beslememiz gerekir. Tahminen 6-7 gün sonra tam olarak maya elde etmiş oluruz. Bu bazen 10-15 gün sürer. Ortamın sıcaklığı ile de ilgilidir.

    Mayayı yaparken çok fazla artacak olan mayanın bir kısmını atmamız gerekiyor. Çünkü mayanın kalanının taze kalması gerekir.

    Evde ekşi maya yapımı için, bu mayadan Yani yaklaşık, bir su bardağı kadarı ile ekmek yapıyoruz. Bir buçuk su bardağı un, bir buçuk bardak da su koyuyoruz, karıştırıyoruz. Bir iki saatte bir karıştırıyoruz. Streçfilm ile kapatıyoruz. Üzerine havlu ile kapatıyoruz. Sulanmış olması gerekiyor. Sulandığında maya acıkmış demektir. O zaman ona un ekliyoruz. Ertesi güne kadar ekşitiyoruz hamurumuzu. Göz göz oluyor. Ertesi gün mayalanan hamurumuzu kağıt serdiğimiz bir dikdörtgen kaba döküyoruz ve 180 derece ayarlanmış bir fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

    Yemek kategorimzide ilginizi çekeceğinen inandığım tarifleri görmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Farklı bir siteden bilgi edinmek isterseniz buraya tıklayarak fikir alabilirsiniz.

  • Üç Adımda El Bakımı

    Üç Adımda El Bakımı

    Üç Adımda El Bakımı, sizlere üç adımda el bakımını anlatacağım. Öncelikle ellerimizi çok fazla kimyasala maruz bırakarak temizliyoruz. Özellikle sıvı sabunlar elleri temizlememekle beraber çok fazla kurutuyor. Doğal bir sabun bulmak da günümüzde iyice zorlaştı. Metropollerin yoğun iş hayatında kaybolan insanlar ellerini standart ve en ucuz malzemelerle temizliyorlar. Hatta önüne ne gelirse onu sabun olarak kullanıyorlar.

    Ellerimiz de bu nedenle diğer cildimizden daha hızlı yaşlanıyor. Yüzümüzün yanına ellerimizi koyarak aynaya baktığımızda farkı görebiliyoruz. Eller alarm veriyor. Ama biz anlamıyoruz. Sabah çorak bir toprak gibi kurumuş ellerimize marketlerden aldığımız, içinde ne olduğunu bilmediğimiz kremleri sürüp çıkıyoruz.

    Hele ki işimiz toprakla uğraşmayı gerektiren bir iş ise, ellerimize iki kat daha özen göstermemiz gerekir. Çünkü toprak elleri kupkuru yapar.

    Üç Adımda El Bakımı Nasıldır?

    Doğal ve ulaşılabilir malzemelerle hızlı ve kalıcı el bakımı. Elleriniz bebek yanağı gibi olacak :)
    1. Önce organik bir sabun alın ve onu her yere giderken yanınızda götürün.
    2. Yatmadan önce ellerimize hindistan cevizi yağı veya zeytin yağı sürerek ellerimize hava almayan malzeme ile sabaha kadar sarılı tutmak.
    3. Ellerimize uyanır uyanmaz güneş kremi sürmeyi unutmamak.

    Birinci maddedeki organik sabunu cebimizden ayırmamayı başarabilirsek zaten ellerimizi arı yarıya kurtarmış olacağız. Avm lerdeki köpük sabunlar ellerimize tahmin edemeyeceğimiz kadar çok zarar veriyor. Sadece ellerimize de değil tüm sindirim sistemimize girerek daha büyük sorunlara sebep oluyorlar. Çünkü yıkandığında ellerden kolay kolay çıkmıyor. Eğer peeling uygulamayı seviyorsanız içtiğiniz kahve telvelerini atmayın. Onlarla abartılmamış bir süre peeling yapın, farkı görün.

    Cildimize en fazla zarar veren şeyler; güneş, toprak, soğuk, deterjanlar, çeşitli kimyasal maddelerdir. Çok farklı iş sektörlerinde çalışan insanlar var. Örneğin oto tamircilerinin elleri gün boyu kimyasal maddelerin çinden çıkmıyor. Özellikle bu tür işlerde çalışan insanların çok pratik ve kolay ulaşılabilen el bakım malzemelerine ihtiyaçları oluyor.

    İnternet araştırmalarında el bakımı ile ilgili bir çok bilgi bulunuyor. Çoğu değerli bilgilerdir. Ben bu yazımda sizleri çok uğraştırmadan, kolay bulunan malzemelerle, hızlı sonuca ulaştırmak istedim. Özellikle sizlere zarar vermeyen ve anti allerjen olan malzemeleri önerdim. Umarım beğenmiş ve faydalanmışsınızdır.

    Eğer bu bilgiler sizin için yeterli gelmediyse buraya farklı bir siteden link bırakıyorum.

    www.tekderdim.com da sağlık bölümünde sizler için bir çok faydalı bilgi bulabilirsiniz.

  • Unsuz Poğaça Tarifi: Unsuz Glutensiz Poğaça Nasıl Yapılır?

    Unsuz Poğaça Tarifi: Unsuz Glutensiz Poğaça Nasıl Yapılır?

    Evinizdeki malzemelerle unsuz poğaça yapmak mümkün. Unsuz, pofuduk pofuduk, yumuşacık bir poğaça olur mu demeyin. Tam aksine çok güzel oluyor.

    Ancak un kullanmaya o kadar alışmışız ki, unsuz poğaça olabileceğine inanmakta güçlük çekiyoruz. Aslında bir çok alternatifi var unun. Şimdi size unsuz poğaça için alternatif olabilecek malzemeleri yazıyorum:

    1. Badem unu: Düşük karbonhidratlı ve glütensizdir. Keto diyeti ve veganlar için idealdir.
    2. Fındık unu: Fındık unu da glütensizdir. Yemeklere farklı ve güzel bir lezzet katar.
    3. Karnabahar unu: Karnabaharın öğütülmesiyle elde edilir. Glütensizdir, tüm tariflerde iyi sonuçlar verir. Lif açısından oldukça iyidir.
    4. Kabak unu: Kabağı kurutarak elde ederiz. Tabi ki bu un da glütensizdir. Vitamin ve lif açısından zengindir.
    5. Hindistancevizi unu: Düşük karbonhidratlı bir seçenektir. Glüten intoleransı olanlar için çok uygundur.
    6. Yulaf unu: Tabi ki herkesin de bildiği yulaf unu da glütensiz ve kalay ulaşılabilen bir seçenektir.

    Glütensiz beslenenler için de iyi bir alternatif olan bu ”unsuz poğaça” tarifimizi mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Aslında, tüm insanların artık bu beyaz unu bırakması gerekiyor bence:) Faydadan çok zarar veren bir malzeme bu glüten. Böylelikle bir çok hastalığa sebep oluyor. Dedikten sonra gelelim şu unsuz pofuduk pofuduk poğaçanın yapımına:

    Unsuz Poğaça Malzemeleri

    • 1 su bardağı akşamdan ıslattığımız yeşil mercimek.
    • 1 çaybardağından bir parmak eksik karnıyarık otu tohumu tozu.
    • 1 çay bardağı yoğurt.
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı.
    • 1 paket kabartma tozu.
    • 1 çay kaşığı tuz.
    • 1 çay bardağı su.
    • üzerini süslemek için susam ve çörekotu.

    Böylece tüm malzemeleri karıştırıp hamur elde ediyoruz. Ama kabarması için ılıktan az bir miktar daha ileri olan ısıda bekletiyoruz. Hamur kabarmaya başlıyor. kabı doldurup iyice kabardıktan sonra çok fazla söndürmeden şöylebir elden geçiriyoruz. Son olarak bir yemek kaşığı kadar parçalara ayırıyoruz. Son olarak top haline getirdiğimiz bu parçaları yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz. 170 derece fırında 35-40 dakika pişiriyoruz.

    Sitemizi ve bir çok konuda ilginizi çekebilecek bağlantılara ulaşmak için buraya tıklayın.

    Tarifler için yemek bölümüne de bakarsanız pişman olmazsınız.

    Başka bir siteden tarif almak istersiniz diye düşündüm. Hoşçakalın.

  • Kapsül Dolap Nedir? : Nasıl Yapılır?

    Kapsül Dolap Nedir? : Nasıl Yapılır?

    Kapsül dolap nedir?: Nasıl yapılır? Kapsül dolap, minimal düzeyde ve sürdürülebilirlik ilkesine dayanan bir giyim yaklaşımını ifade eder. Bu yaklaşıma göre, giyim dolabımızda seçkin ve çok yönlü parça bulundurarak, daha az giysiyle daha fazla kombin oluşturabiliriz. Kapsül dolaplar genellikle belirli bir mevsim veya zaman dilimi için özenle seçilen kıyafetlerden meydana gelir. Bu gereksiz tüketimi kaldırmayı ve giyim seçimlerini azaltmayı hedefler.

    Daha az ve seçkin parçalardan oluşan kıyafetlerle daha fazla kombin oluşturabilir ve daha şık görünürüz. Kapsül dolap nedir?: Nasıl yapılır?

    Kapsül Dolap Nasıl Yapılır?

    Kapsül dolap nedir?: Nasıl yapılır?

    Aşağıdaki adımları izleyelim.

    1. Değerlendirme: İlk önce mevcut kıyafetlerimizi gözden geçirip, hangilerinin kalacağını belirlememiz gerekir. Giydiğimiz ve kullandığımız araçları seçmemiz en önemli aşamadır.
    2. Temel Parçalar: Kapsül dolabımızın tamamını dolduracak kıyafetleri seçiyoruz. Bunlar gardırobumuzun ana taşıyıcıları ve sıklıkla kombinler yapabileceğiniz klasik ve çok yönlü giysiler olmalıdır. Yani, beyaz gömlek, siyah pantolon ve bir kaç temel eşya ve çamaşır gibi.
    3. Sezonluk kıyafetler:Sezonluk kıyafetler ilave edin. Kışın kazaklar, yazın elbiseler gibi.
    4. Kapsül dolap fikri, giyim seçimlerimizi basitleştirmemizi öngörür. Bu nedenle seçtiğimiz parça sayısını sınırlamalıyız. 30-40 parça olarak bir sınırlama öneriyorum. Ancak bu sayı bizim ihtiyaçlarımız ve tercihlerimize bağlı olarak değişir.
    5. Kombin oluşturulabilenler: Farklı kombinler oluşturmaya elverişli kıyafetler seçin. Böylelikle, daha az kıyafetle daha fazla görünüm elde ederiz.
    6. Kişileştirin: Kapsül dolabımızı, yaşam tarzımıza, iş hayatımıza ve zevkimize göre kişiselleştirelim.
    7. Düzenli güncelleme: Mevsim veya giyim gereksinimlerimiz değiştikçe, kapsül dolabımızı güncelleyelim. İhtiyaç duymadığımız parçaları çıkaralım ve yerine yenilerini ekleyelim.

    Kapsül Dolapta Olması Gerekenler

    Standart bir kapsül dolapta olması gerekenler:

    Kapsül dolap nedir?: Nasıl yapılır?

    30-40 parçayı geçmemesi ideal olan kapsül dolapta neler mi olmalı? Sizde bir fikir oluşturması açısından aşağıdaki önerileri yazıyorum.

    • Önce siyah bir kaban.
    • Sonra açık karamel tonlarda trençkot.
    • Daha sonra ütü istemeyen kumaş türünde bir siyah pantolon.
    • Bunlara ek olarak standart bir jean. Basic tişörtler.
    • Olmazsa olmazımız değil ama klasik bir deri ceket, blazer ceket.
    • Nitekim, her kombine uyum sağlayan beyaz spor ayakkabı
    • Ve sevdiğiniz tarzda bir topuklu ayakkabı ve topuklu bot.

    Birbirinden ilginç yazılarımızla kategorilerimiz sizleri bekliyor. Merak edenler için buraya link bırakıyorum. Farklı sitelerden kapsül dolapla ilgili bilgi almak isterseniz de buraya linki bırakacağım. Zevkli okumalar dilerim.

  • Kırışıklık Giderici Bantlar: Nasıl Kullanılır? İşe Yarar mı?

    Kırışıklık Giderici Bantlar: Nasıl Kullanılır? İşe Yarar mı?

    Kırışıklık giderici bantlar, ciltteki ince kırışıklıkları botoks etkisi yaparak düzeltmeye yarayan bir kozmetik ürünüdür. Cildimize, özel üretilen bir bant yapıştırarak kasların tembelleştirilmesi amaçlanır.

    Bu bantlarda herhangi bir kimyasal madde kullanılmaz. Sadece cildin dış yüzeyine bant yapıştırılarak yüzdeki kasların hareket etmemesi sağlanır. Böylelikle botoks etkisine benzer bir etki oluşur.

    Bu kırışıklık giderici bantlar, yüzümüzdeki tüm kırışıklıklara yapıştırılabiliyor. Botokstaki sınırlılıklar bu bantlarda. yok. Örneğin; botoks, ağız kenarındaki parantez çizgilerine uygulanamazken, bantlar uygulanabiliyor.

    Gündüz kullanımı estetik olarak pek hoş görünmüyor. Bu yüzden, gece kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ben hafta sonlarını evde geçireceksem, gündüz de kullanıyorum. Kırışıklık giderici bantlardan istenilen sonuç alınabilmesi, her gün kullanılmasına bağlıdır. Benim kullandığım kırışıklık gidereci bantları veya benzerlerini internetten bulabilirsiniz.

    Ben her gece alnıma bu kırışıklık bantlarını yapıştırıp yatıyorum. Kullanmaya başladıktan iki, üç hafta sonra çevremdekiler sonuçları farketti. Uzun vadede ise etkileri inanılmazdı. Benim ilk zamanlar aldığım tepkiler çok güzeldi. Görenler, ”yüzüne ne yaptın? Kaşlarını mı aldırdın? Yüzüne maske mi yaptın?” diyorlardı. Halbuki, sadece bant yapıştırıp yatıyordum her gece. Alnımdaki kırışıklıklar dümdüz olmuştu. Gençleşmiştim. Herhangi bir botoks, iğne, ilaç kullanmadan yüzdeki ince kırışıklar düzeliyor.

    Kırışıklık giderici bantlar kullanarak kırışıklıkları gidererek daha mutlu bir hayat sürmek mümkün. Tabii sağlıklı gıdalar tüketerek vücudumuza da özen göstermeliyiz.

    Kırışıklık giderici bantlar, genellikle ciltteki kırışıklıkları geçici olarak azaltmaya yardımcı olmak için kullanılan kozmetik ürünlerdir.

    Kırışıklık Giderici Bantlarla İlgili Temel Bilgiler

    1.Nasıl Çalışır: Kırışıklık giderici bantlar, cilt üzerine yapıştırılan, çok ince olmayan yapışkan bantlardır. Bu bantlar cildi gerer ve kırışıklıkları geçici olarak düzeltirler. Genellikle burun, göz çevresi, en çok da alın gibi belirli bölgelerin kırışıklıklarını gidermede kullanılır.

    2. Geçici Etki: Kırışıklık giderici bantlar, cildi anlık olarak düzeltir, ancak etkileri geçicidir. Kalıcı olması atlamadan, her gün kullanmaktan geçer. Yani bantı çıkardığımızda cildimiz eski kırışıklıklarına kısa süre içinde geri döner.

    3. Kullanım Talimatları: Her ürünün kendine ait bir kullanım talimatı vardır. Genellikle kuru ve temiz bir cilde uygulanması önerilir. Bununla birlikte, belirli bir süre ciltte tutulması gerekir.

    4. Yan Etkileri: Hassas cilde sahip kişilerde tahrişe neden olma olasılığı düşük de olsa vardır. Alerjik reaksiyon oluşması sizin hijyene ne kadar sadık kaldığınızla ilgilidir. Bu nedenle ürünü hiç kullanmadan önce ve her kullanımdan sonra mutlaka sabun ile yıkamalısınız.

    5. Alternatifler: Botoks yaptırmak. Kırışıklık giderici bantlar, botoks yaptırmak istemeyenler için bir seçenektir. Fakat devamlı bant yapıştırarak uyumak istemeyenler botoks seçeneğini düşünebilirler. Yine de benim düşüncem, bantların devamlı kullanılmasından yanadır. Çünkü vücudunuza herhangi bir madde girişi olmadan, haricen kullanılan bir bantla aynı etkiyi yakalıyorsunuz.

    Çeşitli kategorilerde sizlere sunduğum yazılarımı merak ederseniz buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.

  • Evde Kolay Çanta Dikimi: Herkes Bu Yöntem İle Çanta Dikebilecek

    Evde Kolay Çanta Dikimi: Herkes Bu Yöntem İle Çanta Dikebilecek

    Evde En Kolay Çanta dikimi en kolay nasıl olur? Bu yazıda sizlere ölçüleriyle birlikte bir çanta dikimini yazacağım. Hiç dikiş bilmeyen biri olsanız bile, bu tarifle kolayca çanta dikimi yapabileceksiniz. Sizin tek yapmanız gereken, güzel bir desenden kumaş yapımına uygun kumaş seçmeniz olacak.

    Çanta dikminde kumaş en önemli unsurdur. Ben görsellerde de gördüğünüz gibi mavi beyaz kumaş deseni seçtim. Çantanın sap kısmını da kumaş deseninin içinde zemin rengi olan beyazı tercih ettim. Genellikle, desenli kumaşlarda zemin rengi, yani fon rengi, çantamızın sağ kısmı olarak yapılırsa çok isabetli olur. Böylelikle görsel bir bütünlük oluşur.

    Görsellerde de paylaştığım gibi, diktiğim çantanın minyatür olarak kağıttan bir maketini de yaptım. Bu sayede ne yaptığımı daha detaylı görebileceksiniz.

    evde kolay çanta dikimi
    evde kolay çanta dikimi
    evde kolay çanta dikimi

    Yukarıdaki fotoğraflarda da görüldüğü gibi çanta ölçülerini daha detaylı yazayım

    • Öncelikle eni 38 cm ( dikiş paylarından dolayı iki santim yanlardan ekledim) boyu 76 cm olan kalın bir kumaş alın. Kumaşı makinenizin dikeceğinden emin olarak en kalın olanını seçin.
    • Kumaşın desenini göz önünde bulundurarak, fon rengi ne ise, aynı renkte kumaş seçin. Bu çanta sapı yapmak için seçilen kumaşın eni 10 cm, boyu 47 cm olabilir. İsteğe bağlı olarak çantanın sapını kalın ya da ince yapılır. Buradaki sap kısmını kikiye katlıyoruz, çantanın sapının eni 4.5- veya 5 cm oluyor.
    • Dikiş ipi ve makineyi sanırm yazmama gerek yok.

    Şimdi size evde kolay diktiğim basit çantanın resmini aşağında göstereyim.

    evde kolay çanta dikimi
    evde kolay çanta dikimi

    Evde Kolay Çanta Dikimi Temel Adımlar

    1.Malzemeleri hazırlayın:

        • kumaş veya sunu deri
        • makas
        • iğne iplik
        • dikiş makinesi
        • fermuar ya da çıtçıt ( isteğe bağlı )
        • astar ( isteğe bağlı )

        2. Tasarımınızı belirleyin:

        İstediğiniz çanta modelini tasarlayın veya bir desen bulun. Başlangıç için, benim gibi, basit dikdörtgen veya kare çanta yapabilrsiniz.

        3. Kumaşı ölçüye göre kesin:

        Tasarımınıza uygun şekilde kumaşı ikiye katlayarak kesin. İnce bir kumaş seçtiyseniz, aynı ölçülerde iki katı kumaş alın.

        4. Dikiş dikin:

        İki kat kumaş bir araya getirip yanlarını makinede birleştirin. Makneniz yok ise elde makne dikişi tekniğini kullanarak yanları birleştirin.

        5. Astar ekleyin: ( isteğe bağlı)

        İç astar eklemek, çantanıza daha profesyonel bir görünüm kzanmasına yardımcı olabilir. Astar kumaşını çanta kumaşı kadar alın ve içine yerleştirerek dikin.

        6. Fermuar veya düğme ekle:

        Çantanızın kapanmasını istiyorsanız, fermuar veya düğme ekleyin.

        7. Aksesuarlar ekleyin: ( isteğe bağlı)

        Daha dekoratif çanta yapmak için, dikiş, boncuk veya kurdele gibi aksesuarları ekleyebilirsiniz.

        Bu temel adımları takip ederek kolay bir çanta dikimi yapabilirsiniz. Başlangıçta basit bir model seçmek ve pratik yapmak önemlidir.

        İyi günlerde kullanmanızı dilerim.

        Sayfamızın moda kategorisinde ilginizi çekebilecek kolay dikim tariflerine bakmanızı öneririm.

        Farklı sayfalardaki çanta dikim çalışmalarını merak ederseniz buraya tıklayın.

      1. Travmadan Kurtulmanın Çaresi (Bilimsel)

        Travmadan Kurtulmanın Çaresi (Bilimsel)

        Travmadan kurtulmanın bilimsel çaresini mi arıyorsunuz? Doğru yazıya denk geldiniz.Travmadan Kurtulmanın Çaresi (bilimsel) yazımızdaki yöntem çok etkilidir. Bilimsel ve ispatlanmıştır. Size kısaca bahsedeceğim. İnanamayacaksınız.

        1987 yılında Dr Francine Shapiro’nun, tesadüfen, tenis oynarken bulduğu bir yöntem ile bu mümkün. Tamamen bilimsel ve ispatlanmış bu yöntemin adı EMDR yöntemidir.

        Amerikalı psikolog tenis maçı izlerken tenis topunu takip ettiğinde, kendinde sarsıntıya sebep olan travmayı anlatıyor. Bu travmaya sebep olan olayı anlatırken topları takip etmeye devam ediyor. Bu esnada travmanın acıtıcı etkisinin çok hafiflediğini, hatta geçtiğini fark ediyor. Böylelikle EMDR yöntemi doğmuş oluyor.

        İnsanlar yaşadıkları işkence, deprem, felaket yaratan bir olayı tenis toplarını takip ederken anlattıklarında, beynimiz bu olaya duyarsızlaşıyor. Acıtma etkisini adeta kaybediyor. Bu sayede kanayan yaramız kapanmış oluyor.

        EMDR, ”Göz hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme” İngilizce açılımı; Eye Movement Desensitization and Reprocessing yönteminin kısaltılmasıdır.

        EMDR, özellikle travma sonrası durumları tedavi etmek için kullanılan bir terapi yaklaşımıdır. Bu yöntemde kişinin travmatik deneyimlerini işlemesi ve rahatlama sağlamak için özel bir protokol kullanılır. Terapist tarafından yönlendirilen göz haraketleri, veya başka bir uyarıcı ( ses veya dokunma gibi ) kullanılarak, kişi travmatik anıları daha az yoğun ve duygusal olarak etkisiz hale getirmeye çalışır.

        EMDR, psikoterapi alanında birçok profesyonel tarafından kullanılan etkili bir tedavi yöntemidir.

        EMDR yöntemi, lisanslı bir psikoterepist veya mental sağlık profesyoneli tarafından uygulanmalıdır. Kendi kendimize tenis maçı izleyerek yapabileceğimiz kadar basit değildir.

        Travmadan Kurtulmanın Çaresi İçin EMDR Yönteminin Uygulama Aşamaları

        TRAVMADAN KURTULMANIN ÇARESİ (bilimsel) uygulama aşamaları:

        1. Değerlendirme: İlk olarak, terapist, kişinin travmatik deneyimlerini ve genel psikolojik durumunu değerlendirecektir. Bu, terapinin nasıl uygulanacağına ve hangi travmatik deneyimlerin işleneceğine karar vermek için önemlidir.
        2. Hazırlık: Terapist kişiye EMDR prosedürünü anlatır ve terapinin nasıl işleyeceğini açıklar. Kişiye bu sürecin güvenli ve destekleyici olduğunu hissettirmek çok önemlidir.
        3. Hedef Belirleme: Kişi, terapistle çalışarak hangi travmatik anıların işleneceğini seçer. Bu anılar üzerinde çalışmak için öncelik verir.
        4. Duyarsızlaştırma: Kişi, terapistin yönlendirmesiyle, travmatik anıları hatırlar ve aynı anda göz hareketleri, sesler veya dokunma gibi bilateral uyarıcıları deneyimler. Bu uyarıcılar, anının duygusal yoğunluğunu azaltmaya yardımcı olur.
        5. İşleme: Terapist, kişin düşüncelerini ve hislerini ifade etmesine izin verir ve bu deneyimleri daha sağlıklı bir şekilde işlemesine yardımcı olur. Böylece, anının anlamlı bir ekilde entegre edilmesine yardımcı olur.
        6. Değerlendirme: EMDR seansları ilerledikçe, kişinin duygusal yoğunluğu azalmalı ve travmatik anılar daha az rahatsız edici hale gelmelidir. Terapist, ilerlemeyi düzenli olarak değerlendirir.
        7. Kapanış: Her seansın sonunda, kişi rahatlamak ve günlük yaşamına geçiş yapmak için birkaç dakika süreyle dinlendirir.

        EMDR terapisi genellikle birkaç seans boyunca devam eder. Ancak kişinin ihtiyaçlarına ve travmanın ciddiyetine bağlı olarak daha uzun sürebilir. Bu yöntem, travmatik deneyimlerin işlenmesine ve kişinin yaşam kalitesini iyileştirmesine yardımcı olabilir. Ancak, unutulmamalıdır ki EMDR terapisi yalnızca lisanslı bir uzman tarafından uygulanmalıdır.

        Travmadan Kurtulmanın Çaresi (bilimsel) yazımızdan farklı olarak başka bir kaynaktan bilgi edinmek isterseniz buraya linki bırakıyorum bakabilirsiniz.

        Tekderdim.com sayfamızın sağlık bölümünde ilginizi çekebileceğini düşündüğüm yazılar var. Buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.

      2. En Sağlıklı Gıdalar: En Sağlıklı 6 Gıda Hangileri?

        En Sağlıklı Gıdalar: En Sağlıklı 6 Gıda Hangileri?

        Yiyebileceğimiz en sağlıklı gıdalar hakkında bahsedeceğim. Ama önce, yiyecekleri sağlıklı yapan nedir? Bir de bizi hasta eden yiyecekler nedir? ona kısaca bakalım.

        Bizi hasta eden yiyeceklerin en başında insülin yer alır. Kan şekerimizi yükselten yiyecekler bizi hasta ettiği gibi faydalı gıdalardan da alıkoyar. Zararlı yiyecekler ile beslenme yerine, besin değeri yüksek gıdaları almamız gerekir. İnsülini uyarmayan iki sağlıklı yiyecek lif ve yağdır. Protein de ne kadar düşükse insülin yanıtı o kadar büyük olur. Proteinin yağlı olanı olmayanına göre insülinde artışa sebep olur. Bu da şu demek oluyor ki gıdalarda yağ oranı düşük protein istiyoruz. Yoğun besleyiciler ile bitkisel besinler de istiyoruz.

        En Sağlıklı 6 Gıda’dan En Önemlisi

        Bitkisel besinler arasında en sağlıklı gıdalar listesinin ilk başında yer alan ise lahana turşusu. Peki lahana turşusunu bu kadar sağlıklı yapan şey nedir? Bir fincan lahana turşusunda 4.1 gr lif ile sadece 6 gr karbonhidrat vardır. Bu durum ise düşük karbonhidrat, yüksek lif ve yüksek besin tanımına uyuyor. Çünkü lahana turşusu tüm gıdalar arasında en yüksek C vitaminine sahiptir. Aslında bir fincan lahana turşusunda 700 miligramdan fazla C vitamini vardır. Günlük ihtiyacımız ise sadece 75 miligramdır.

        C vitamini kemiklerin inşaasında, kalbin serbest radikal hasarlarından korunmasında ve kolajen açısından çok ama çok önemlidir. Çok güçlü bir antioksidandır. C vitamini olmadan çok çabuk yoruluruz ve eklemlerimiz çöker. Bağ dokusu da oluşturamayız. Bu nedenle cildimiz de daha kırışık hale gelir ve yaşlı görünürüz.

        En Sağlıklı 6 Gıda

        Lahana turşusu gerçekten iyi bir pirebiyotik ve probiyotiktir. Bu yüzden faydalı bakterileri beslemek için harika bir lif içerir. Aynı zamanda fermente edildiğinden çok sayıda dost bakteriye sahiptir. Bu da aslında kendi bakterilerimizi arttırmanın bir yoludur. Bu kaliteli barsak bakterilerinin artması demektir.

        Örneğin, bir meyveli yoğurttaki probiyotikler mide seviyesinde sindirilir, barsaklara ulaşamaz. Oysa ki lahana turşusu mideden barsaklara kadar ulaşır.

        Lahana turpgil bir sebze olduğu için en kuvvetli ve en güçlü besin maddelerine sahiptir. Lahananın bir diğer güzel yanı da sindiriminin kolay olmasıdır. Diğer sebzeler kadar gaz üretmez. Barsak hareketlerini düzenli hale getirir. sindirim sıvılarını artırmamıza ve beynimiz ile bilişsel işlevlerimizi desteklememize yardımcı olacak aktiviteleri artırır. Laktik asit bakımından çok yüksek olduğundan yararlı bakteriler için faydalıdır. Ayrıca lahana iyi bir K2 vitamini kaynağıdır. Bakteriler tarafından üretilen ve aynı zamanda bir yağ çeşidi olan K2 vitamini kalsiiyumun eklemlerden ve arterlerden uzak tutulmasına, kemiklerde kalmasına yardımcı olur.

        Son olarak lahana turşusu çok iyi ” U ” vitamini içerir. Eminim ki ”U ” vitaminini ilk kez duydunuz. Bu vitamin kolit ve ülserler üzerinde harika etkilere sahiptir.

        ROKA MI ISPANAK SALATASI MI ?

        Roka sebzesi de karaciğer fonksiyonları açısından çok faydalıdır. Ispanak salatası mı roka mı derseniz, roka derim. Çünkü ıspanak oksalat bakımından zengindir. Bu durum böbreklerde taş oluşumuna sebep olabilir. Ancak roka turp gillerden bir bitki olduğundan oksalat düşüktür. Çok yüksek antiinflamatuar özelliklere de sahip olan roka iltihabı önlemeye yardımcıdır. Atar damarların iç kısmını destekler ve pıhtılaşmayı önler. kalsiyum, potasyum, folat, magnezyum ve C ve vitamini bakımından da zengindir. bir de çok güçlü kanser önleyici ektileri bulunur.

        Sağlıklı bir beslenme programında yer alması önerilen bir kaç yiyeceği şöyle sıralarız.

        1. Taze meyve sebzeler: Renkli meyve ve sebzeler genellikle vitaminler, mineral ve lif açısından zengindir.Yeşil yapraklı sebzeler, havuç, brokoli, çilek, muz gibi çeşitli meyve ve sebzeleri tüketmek faydalı alacaktır.
        2. Tam tahıllar: Tam tahıl ürünleri, rafine edilmemiş tahıllar vitamin ve mineraller ile lif içerir. Esmer pirinç , tam buğday ekmeği, yulaf ezmesi, kepekli makarna gibi tam tahıl ürünlerini tercih etmemiz iyi olur.
        3. Protein kaynakları: Tavuk, hindi, balık, yumurta, kuru baklagiller (mercimek, nohut, fasulye) yoğurt, süt ve peynir gibi protein kaynakları vücut için önemli aminoasitleri sağlar.
        4. Sağlıklı yağlar: Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem gibi sağlıklı yağ kaynakları, vücut için gerekli olan yağ asitlerini içerir. Bunları ölçülü miktarda tüketmek sağlıklı beslenme için önemlidir.
        5. Somon sardalya, uskumru gibi yağlı balıklar: omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olan bu balıklar, kalp sağlığını destekler ve beyin fonksiyonlarını olumlu etkiler.
        6. Kuruyemişler ve tohumlar: Fındık, ceviz, badem, kabak çekirdeği, chia tohumu, keten tohumu gibi kuruyemişler ve tohumlar, lif, vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar açısından zengindir. Ancak porsiyon kontrolüne dikkat etmek önemlidir.

        Bu en sağlıklı gıdalar 6 mucizevi gıda özetle aşağıdaki gibidir.

        1. Lahana turşusu
        2. Roka
        3. Avokado
        4. Brokoli
        5. Somon balığı ( okyanus somonu)
        6. Badem, fındık, antep fıstığı, kaju

        Unutmayın sağlıklı bir beslenme programı çeşitlilik, dengeli beslenme ve ölçülü tüketimi içerir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları farklı olduğundan, kişisel tercihlerinizi, sağlık durumunuzu ve beslenme uzmanınızın önerilereni dikkate almanız asıl önemli olandır.

        Sitemizin sağlık sayfasında daha fazlasını bulmak isterseniz buraya tıklayın. Veya farklı bir siteden bilgi almak isterseniz buraya tıklayın.

      3. Kahve Zararlı Olabilir mi?

        Kahve Zararlı Olabilir mi?

        Kahve zararlı olabilir mi? Evet kahvenin olumlu etkileri olduğu kadar olumsuz etkileri de vardır. Önce size deneyimimden bahsedeyim.

        Kahve zararlı olabilir mi? Ben hiç yakıştıramıyorum ama zararlı olabilir. Çünkü ben yaşadım. Kendi deneyimlerimden bahsetmezsem olmaz. Aylarca hiç bir sebep bulamadan sabahları çarpıntıyla uyanıp durdum. Aklımın ucundan bile geçmedi tabiiki kahveden olabileceği. Kahveyi masum yüzlü bir canavara dönüştürmüştüm:) Halbuki günde sadece bir küçük fincan Türk kahvesi içiyordum. Şu çok faydalı dedikleri sade kahve…

        Kalp doktorlarına gittim. Israrla kalbimde bir sıkıntı var ama doktorlar bulamıyorlar diyordum. Detaylıca inceliyorlardı fakat ”hiç bir sorun yok” cevabıyla karşılaşıyordum. Yine sonraki sabah çarpıntıyla uyanıyordum. Bu en az altı yedi ay böyle devam etti. Ben her gün bir sade Türk kahvesini içmeye devam ediyordum. Çünkü hiç bir bağ kuramıyordum. Kimin aklına gelirdi ki. Kahveyi öğleden sonra içiyordum hiç bir sıkıntı yaşamıyordum. Çarpıntım ise sabah beni uykudan uyandırıyordu. Bu bağlantıyı kimse anlamadı. Ben kendi kendime bir anda içime doğması gibi aklıma geliverdi. Bazen vücudumuzu dinlemeyi bilirsek aslında bize söylüyor. Önemli olan ona kulak vermek.

        Kahve zararlı olabilir mi

        Yani kahvenin etkileri kişiden kişiye değişir. Herkes kahveye aynı tepkiyi vermez. Önemli olan, kişisel toleransınızı ve sağlık durumunuzu dikkate alarak kahve tüketiminizi düzenlemek ve aşırıya kaçmamaktır.

        Eğer kahve tüketiminin size olumsuz etkilerini hissediyorsanız, miktarını mutlaka azaltmalısınız. Veya alternatif içecekler denemek sonucu iyi yönde değiştirecektir. Ayrıca herhangi bir sağlık sorununuz varsa kahve tüketimi konusundaki endişeleri bir sağlık uzmanına danışmanızda fayda olacaktır.

        Yani kahve tüketildiğinde bazı olumlu ve olumsuz etkilere sebep olur. İnsanlar genellikle kahveyi enerji artışı ve uyanıklık sağlamak çin içerler. Bununla birlikte, bazı kişiler kahve tüketiminin yan etkilerini deneyimleyebilirler.

        İşte kahvenin olumlu ve olumsuz etkileri hakkında bazı bilgiler:

        Kahvenin Olumlu Etkileri

        ENERJİ ARTIŞI VE UYANIKLIK:

        Kahve, içerdiği kafein sayesinde merkezi sinir sistemini uyarır ve enerji seviyelerini yükseltir.

        DİKKAT VE ODAKLANMA:

        Kafein, kısa süreli zihinsel performansı artırabilir ve dikkati toplamaya yardım eder.

        METABOLİZMA HIZINI ARTIRMA:

        Kahve, metabolizmayı hızlandırarak kalori yakınımı artırır.

        ANTİOKSDANLAR:

        Kahve antioksidanlar açısından oldukça zengin bir içecektir. Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı azaltabilir.

        Kahvenin Olumsuz Etkileri – Kahve Zararlı Olabilir mi?

        UYKU SORUNLARI:

        Kahvedeki kafein, uyku düzenini etkiler ve uyku kalitesini düşürür. Bu nedenle kahve tüketimini gün içinde saat 16.00 dan sonraya bırakmamak gerekir. Miktarı da kendi yaş, kilo, ve kullandığımız ilaç var ise göz önünde bulundurarak ayarlamalıyız.

        SİNİRLİLİK VE ANKSİYETE:

        Kafein, bazı insanlarda sinirlilik , anksiyete ve huzursuzluk hissi yaratır. Asabi bir yaşlı olmamak için kahve miktarını genç iken ayarlamalıyız.

        SİNDİRİM SORUNLARI:

        Bazı insanlar kahve tükettikten sonra mide rahatsızlığı, mide ekşimesi veya sindirim sorunları yaşar. Üstelik bunu kahve ile hiç ilişkilendiremezler. Tabiri caizse konduramazlar. Çünkü kahveyi çok severler.

        BAĞIMLILIK:

        Kafein, bazı insanlarda bağımlılık yapar ve yoksunluk hissi uyandırarak bağımlılık belirtileri ortaya çıkarır. Bunu önlemek için her gün vazgeçilmez ritüele dönüştürmeden içmeliyiz 🙂

        Sitemizin sağlık kategorisinde ilginizi çekebilecek bir çok yazı var. Buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

        Farklı bir siteden kahveyi okumak sterseniz de buraya tıklayın lütfen.

      4. Patates Pizza Nasıl Yapılır ?

        Patates Pizza Nasıl Yapılır ?

        Patates pizza nasıl yapılır, bunu öğrendikten sonra tüm davetlerinizde vazgeçilmeziniz olacak. Bu iddalı tarifime geçmeden önce size nasıl göründüğünden kısaca bahsedeyim. Fırından çıkarken pizza görünümünde olan bu nefis tarifin üzerinde küp küp kızarmış patatesleri göreceksiniz. Bu patateslerin yarısına kadar hamur kızarmış ve kabarmış, pembemsi nefis iştah açıcı kokusuyla son derece davetkâr görünecek. Kokusu ımmm nasıl desem, böyle pizza gibi de değil de daha çok poğaçayı andırıyor.

        Çocuklara içinde ne olduğu belirsiz o zararlı pizzaları yedirmektense mis kokulu ve çok şekil bu anne pizzasını yedirin içiniz rahat olsun 🙂

        Hadi gelin malzemelere bir bakalım. Dereotu olmadan yapmayın çünkü hiç orijinal gözükmüyor yeşilliksiz.

        Patatesli Pizzanın malzemeleri:

        • üç orta boy patates
        • 1 kase yoğurt
        • 1 kase zeytinyağı
        • 1 kase un
        • 2 yumurta
        • 1 kabartma tozu
        • 1 demet dereotu (sevmeyenler maydanoz katsın.)
        • 1 çay kaşığı tuz
        • az miktar pul biber

        Patatesli Pizza Nasıl Yapılır? : Tarifi

        İşte gelelim patates pizzayı nasıl yaparız kısmına. Önce fırın tepsisini yağlayın ve üzerine hafif un serpiştirin.

        Sonra patatesleri soyup küp küp doğrayın. Orta boy küp şekli ideal olacaktır. Doğradığıımız patateslerin üzerine tuz serptikten sonra onları bir kenara beklemeye alın.

        Aynı zamanda hamuru için tüm kalan malzemeleri bir kapta birleştirin ve iyice karıştırın. Bu malzemeler yoğurt, un, yağ, yumurta, dereotu, pul biber, tuz ve en son kabartma tozunu ekleyin.

        Önceden yağlanıp un serptiğimiz tepsimize bu hafif akışkan ve kopan hamurumuzu döküyoruz. Sonra bir yağlı kaşık yardımıyla tepsiye eşit şekilde yayıyoruz.

        Hamurun üzerine küp küp doğradığımız patatesleri serpiştiriyoruz. Ama elimizle batırmıyoruz! Buna dikkat ediyoruz.

        Daha önceden 180 derecede ısıttığımız fırına alıyoruz. Bu şekilde üzerindeki patatesler hafif kızarana kadar pişiriyoruz.

        Fırından çıkar çıkmaz kesmeyin. Dağılıyor. Bir 15-20 dakika beledikten sonra dikkatlice keserek sıcak iken servis yapın. Asla soğuk soğuk yemeyin. Hazırlaması ve pişmesi çok çabuk olduğundan misafirler varken bile yapabilirsiniz. Şahsen ben hep öyle yaparım.

        Unutmayın ölçünüz sabit. Bir kase (bardak, tas, kepçe ) Un, yağ, yoğurt. Gerisi yumurta, dereotu, kabartma tozu, tuz. Çok kolay 🙂

        bu gibi lezzetli tarifler için sitemizin yemek sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

        Farklı bir siteden tarif isterseniz buraya bir göz atın isterseniz.