Blog

  • Böbrekler Kendini Yenileyebilir mi? : Kök Hücre

    Böbrekler Kendini Yenileyebilir mi? : Kök Hücre

    Böbrekler kendini yenileyebilir mi ? Eskiden beri böbreğin kendini yenileyemeyen bir organ olduğunu sanıyorduk. Gelişen teknoloji ve tıp bilimleri sayesinde yeni bilgiler keşfedilmeye başlandı. Bu sayede bilim insanları böbreklerin kendini yenilemesi ve kök hücre konularını farklı yönlerden ele aldılar. Daha derinlemesine incelenen ”Böbrekler kendini yenileyebilir mi” sorusuna artık olumlu cevaplar verebiliyor bilim adamları. Vücudumuz kendini yenileme konusunda sandığımızdan daha başarılı. Hayati organlarımız da dahil, fırsat verdiğimizde kendini onarabiliyor. Fırsat derken stabil ve stressiz bir hayat yaşamak gibi…

    Böbrek ve akciğerler en hayati organlarımızdan ikisi. Yazılarımızın sağlık bölümünde akciğerlerin temizliği ile ilgili faydalı bilgiler bulabilirsiniz.Örneğin, akciğer temizliği yapmaya gerek kalmadan ciğerlerimize iyi bakmak ve böbreklerin yenilenmesine gerek kalmadan da böbreklerimize iyi bakmak çok daha önemlidir. Hep deriz ya ” sağlığı korumak iyi tedaviden daha değerlidir.” Bakalım şimdi yeni gelişmeler ne diyor?

    ARAŞTIRMALAR NEREDE?

    İsrail ve Amerikalı bilim adamlarının araştırmalarına göre böbrekler bilinenin aksine kendini onarıp yenileyebiliyormuş. Şimdiye kadar kabul gören teori, böbreklerin yeni hücre üretiminin yetersiz olduğu yönündeydi. “Tel Aviv Şeba Tıp Merkezi Pediatrik Kök Hücre” birimi ile ABD’nin Stanford Üniversitesinin yaptığı araştırma hasta böbreğin kendini tedavi ederek eski sağlıklı yapısına döneceğini gösterdi. Araştırma fareler üzerinde de olumlu sonuç verdi. Peki şimdi bakalım böbrekler kendini yenileyebilir mi?

    Yüksek tansiyon ve şeker hastalığının başı çektiği bu böbrek dejenerasyonunda kimyasal atıklar da büyük paya sahip. Böbreklerimiz adeta kirlenen dünyanın tüm yükünü küçücük boyuyla sırtlamış gidiyor. Karaciğer de kendisine yardım ediyor tabi. Yine de üstesinden gelemiyor ve zamanla yozlaşıp bozulabiliyor. Çünkü dünyamız o kadar kirlendi ki… Yiyeceklerde minimal düzeyde de olsa tarım ilaçları var ve sofralarımıza biz istemesek de geliyor. Farkında bile olmadan vücudumuza aldığımız bu zehirler günden güne iç organlarımızı yıpratıp erken eskimesine neden oluyor.

    Başta böbrek ve karaciğer aşırı çalışarak bedendeki bu tanımadığı kiri atmaya çabalıyor. Karaciğer nisbeten kendi kendini yenileme özelliğine sahip olduğundan bu durumu telafi edebiliyor. Nitekim bir karaciğerin dörtte biri hasar almamış ise kendini tamamlayabiliyor. Fakat böbrek kendini bu kadar hızlı yenileyemiyor.

    Böbrekler evrimsel gelişimlerinde bu yeteneklerini neredeyse tamamen unuttu. Çünkü evrim, önceliği yaraların hızla iyileşmesini sağlayan pıhtılaşma özelliği gibi , hayati onarımlara bıraktı. Böbrekler öncelikten çıktı gibi bir şey oldu adeta.

    Zamanla kendini onarmayı unutan böbreklerimize bu yeteneklerini yeniden hatırlatmaya çalışan bilim adamları ümit verici gelişmeleri bizlere bildiriyor. Bu rejenerasyon sürecinde çok az sayıda bilim insanı olmasına rağmen ümit verici gelişmeler duyuluyor. Kök hücre konusuna bir bakalım.

    BÖBREKLER VE KÖK HÜCRE

    Böbreklerde yıpranmayla oluşan bu yozlaşma sürecini tersine çevirmeye (rejenerasyon) çalışan bilim insanları şunları fark etti. Anne karnındaki embriyonun ilk zamanlarında hücreler daha ayrışmadan herhangi bir dokuya ait oluşumu yoktu. Fakat her dokuyu oluşturabilme yeteneğine sahiptiler. Embriyonun büyümesiyle bu hücrelerde bulunan işlevsellik özelliği birkaç kök hücreye dönüşme ile sınırlı kaldı.

    Kaliforniya Üniversitesi Gelişimsel Biyoloji uzmanlarından Nigam, nispeten az sayıda sinyal verici molekül, ya da büyüme etmeninin böbrek gelişimini de denetlediğini buldu. Böbreklerdeki minik tüplerin gelişimini hızlandıran bu büyüme etmenlerinin böbreğin onarım sürecinde de etkili olabileceğini düşündüler.. Böylece bilim ekibi EMT adı verilen bu mekanizmal değişim sürecinin tersine çevrilmesiyle böbrekteki hasarın onarım ihtimali olduğunu düşündü.

    Nitekim zarar görmüş dokularda ” fibroplast” adı verilen yetenekli hücreler akın akın hasarlı bölgeye gidiyor ve yaraların iyileşmesinde temel bileşen olan ”kollagen” adı verilen bir protein salgılıyor. Onarım sürecini de böylelikle başlatmış oluyor.

    Bilim adamları bu zarar gören böbrek dokusunun da belirli bir oranda onarılmasının mümkün olabileceğini söylüyor. Bu kök hücreler , renal progenitör hücreleri, böbrek rejenerasyonunu sağlayabiliyor. Yapılan çalışmalar böylelikle böbrekteki hasarın kök hücre tedavisi ile geri çevrilebildiğini göstermiştir.

    Böbrekler kendini yenileyebilir mi? – Hayvanlarda Başarı

    Böbrekler kendini yeniler mi? Cevap: evet. İşte burada ülkemizde kök hücre ile böbrek tedavisini ispatlayan bir gelişme. Edirne’nin Keşan ilçesinde 10 yaşında golden cinsi Micha isimli sevimli köpek ilerlemiş yaşının da etkisiyle böbrek yetmezliği sorunu yaşadı. Micha’ya kök hücre tedavisi uygulayan veteriner hekim Mustafa akıncı, iki doz kök hücre uygulaması ile Micha’yı tamamen sağlığına kavuşturdu.

    böbrekler kendini yenileyebilir mi

    Böbrek

    Micha kök hücre tedavisi ile iyileşti. Bu araştırmanın, benim ülkemde başarılı olması ümit verici. İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışma ile sağlığına tamamen kavuşmuş bir örnek göremedim. Fakat ileride yapılma ihtimali olduğuna bir kanaat oluştu.

    Diyaliz merkezlerinde sıra ile ölümü bekleyerek bağımlı bir yaşam sürmek zorunda kalan böbrek hastalarının sessiz çığlığı olması ümidi ile bu yazıyı yazıyorum.

    Umarım siz de yazımı okuyup beğenmişsinizdir. Aşağıdaki yorum yap kısmından kolaylıkla yorumlarınızı bana gönderebilirsiniz. Sayfamızın sağlık bölümünde benzer konularda ilginç yazılar bulabilirsiniz.

    Yorumlarınızla fikirlerinize ulaşmamıza destek verirseniz katkıda bulunmuş olursunuz.

  • BALKONDA EVDE DİKEY TARIM

    BALKONDA EVDE DİKEY TARIM

    Yeni moda, balkonda evde dikey tarım. ilk duyduğumda nasıl heyecanlandım bir bilseniz. Çok güzel bir buluş olduğunu söylemeliyim. Çünkü harika bir yaratıcılık örneği. Hatta betonlaşmanın alıp başını yürüdüğü şu ortamlarda şehirlerin yüzünü güldürecek bir yenilik bu. Hem de çok ekonomik. Hatta öyle verimli ki 5 dekardan alınabilecek verimi sadece bir dekardan alabiliyorsunuz. Dekar derken araziler değil öyle, apartmanların duvarları, evlerin balkonların duvarları bu iş için biçilmiş kaftan.

    Boş duvarlar yeşillensin

    Düşünsenize, sizin apartmanın en az penceresinin olduğu duvarı boydan boya yem yeşil fasulye sarmaşığı ve yaprakların arasından sarkan yeşil yeşil fasulyeler.Ya da tüm duvar kivi sarmaşığı ve kiviler aralardan gülümsüyor 🙂 Üzüm bağı da çok şahane olurdu doğrusu.

    Balkonunuzun boş duvarları güneş alıyorsa hemen bu yöntemle ürün yetiştirmeye başlayabilirsiniz.Veya evinizin güneş gören bir odasını tarıma ayırabilirsiniz. Toprak da kullanmak zorunda değilsiniz. Topraksız tarım yapabilyorsunuz. Sadece topraktan değil sudan da tasarruf sağlayan bu yöntem, hem cebinize hem de mutfağınıza hitap ediyor.Çünkü bir odadan apartmana yetecek pazar malzemesi çıkabilir.Abartmıyorum.

    evde dikey atarım

    Domatesler, çilekler, marullar…

    Peki neler yetiştirilebiliyor Bu dikey tarım ile? Aslında aklınıza gelecek her şey yetişir. Kısacası, fasulye,karpuz,kavun,biber,soğan kivi,çilek,domates,salatalık,maydanoz, marul, armut, mandalina…Tüm sebzeler, hatta meyveler de yetiştirilebiliyor.Kavun ve karpuzu en alt sıraya ekmeleri gerek 🙂

    Balkonda, evde dikey tarım ,görsel olarak da anlatılamayacak kadar güzel. Kesinlikle görmelisiniz. Tüm şehri yem yeşil , doğa ile barışık hale getirebiliriz. O ruhsuz duvarlar, boş balkonlar nasıl da canlı oluyor, cıvıl cıvıl. Şehirlerin yüzü değişir . Hatta evlerin , apartmanların boydan boya boş duvarları yem yeşil olmuş, mor mor üzümler sarkıyor 🙂 ben hayal ediyorum da cennete çeviririz mahalleleri böyle. Hatta bunun hemen yayılması gerekiyor. Acilen moda olması gereken bir güzellik bu. Yakında apartmanların balkonlarında borulara ve duvardaki ceplerde çilekler, domatesler görürseniz hiç şaşırmayın.

    Çilek ve domates o kadar yakışıyor ki… Yeşil yeşil yaprakların arasından kırmızı kırmızı domatesler sarkıyor sütundan. Üstelik toplamak için de eğilmek gerekmiyor.

    Şahsen ben başladım. Çilek ile bu güzelliği denemeyi düşünüyorum. Mor üzümlü bağ da sırada tabii…

    Bu yazımla ilgili sayfamızın tarım bölümünde ”dikey tarım çilek’‘ yazımıza tıklarayak inceleyebilirsiniz.Dikey tarım çeşitlerini buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

  • Akdeniz Usulü Nohut Salatası Tarifi (Hafif ve Doyurucu)

    Akdeniz Usulü Nohut Salatası Tarifi (Hafif ve Doyurucu)

    Akdeniz Usulü Nohut Salatası Tarifi ile beslenmek isteyenler için hem hafif hem de oldukça doyurucu bir tarif. 5 dakikada hazırlanması, pratik malzemelerle yapılabilmesi ve tazeliğiyle günün her öğününde tercih edilebilmesi sayesinde son yıllarda Google’da en çok aranan sağlıklı tarifler arasında yer alıyor. Üstelik protein açısından da zengin olduğu için spor yapanların ve diyet yapanların favorisi haline gelmiş durumda.

    ✔ 

    Akdeniz Usulü Nohut Salatası İçin Malzemeler

    Akdeniz Usulü Nohut Salatası Tarifi Malzemeleri:

    • Ayrıca 1,5 su bardağı haşlanmış nohut
    • Ayrıca adet salatalık
    • Ayrıca adet kapya biber
    • Ayrıca küçük mor soğan
    • Ayrıca avuç maydanoz
    • Bir avuç taze nane (isteğe bağlı ama ferahlık verir)
    • 5–6 adet cherry domates
    • 1–2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 adet limonun suyu
    • 1 tatlı kaşığı nar ekşisi (opsiyonel)
    • 1 çay kaşığı tuz
    • Bir tutam karabiber
    • Bir çimdik sumak veya kekik

    ✔ Nasıl Yapılır?

    1. Sebzeleri doğrayın.

    Salatalık, biber, domates ve mor soğanı küçük parçalar halinde doğrayın. Maydanoz ve taze naneyi ince kıyın.

    2. Malzemeleri birleştirin.

    Geniş bir kaseye haşlanmış nohutları alın. Üzerine doğradığınız sebzeleri ekleyin.

    3. Sosu hazırlayıp ekleyin.

    Küçük bir kapta zeytinyağı, limon suyu, nar ekşisi, tuz, karabiber ve sumak/kekiği karıştırın. Salatanın üzerine dökerek iyice harmanlayın.

    Salatanız servise hazır!

    Hem çok hafif hem de uzun süre tok tutan bu tarif, özellikle yaz aylarında mükemmel bir öğün alternatifi olur.

    ✔ 

    Nohut Salatasını Daha Lezzetli Yapmanın İpuçları

    • Salatayı servis etmeden önce 10 dakika dinlendirirseniz sos tamamen içine işler ve lezzeti belirginleşir.
    • Daha doyurucu bir tarif isterseniz avokado, siyah zeytin veya haşlanmış mısır ekleyebilirsiniz.
    • Diyet yapıyorsanız limon miktarını artırıp yağ miktarını azaltabilirsiniz.

    Sağlıklı Öğün Kaç Kalori?

    1 porsiyon Akdeniz usulü nohut salatası yaklaşık 220–260 kalori arasındadır. Protein içeriği yüksek olduğu için uzun süre tokluk sağlar.

    ✔ 

    Akdeniz Usulü Nohut Salatası Tarifi | 5 Dakikada Sağlıklı Öğünü Neden Tercih Etmelisiniz?

    • 5 dakikada hazırlanır
    • Hafif, sağlıklı ve besleyici
    • Vegan/vejetaryen beslenmeye uygundur
    • Diyet listelerine kolayca eklenir
    • Evdeki malzemelerle yapılır
    • Glutensiz bir öğündür
    • Yaz–kış tüketilebilir

    Başka bir siteden nohuta bakmak isterseniz buraya tıklayın lütfen. Sitemizin sağlık kategorisinde sizin ilginizi çekeceğini düşündüğüm yazılar da burada. Tıklayın.

  • Dişler Nasıl  beyazlar

    Dişler Nasıl beyazlar

    Dişler nasıl mı beyazlar? Şimdi size çok ilginç gelecek ama ben bunca seneden sonra dişlerimi artık diş macunu ile beyazlatmaktan vazgeçtim. Peki ne ile fırçalıyorum? İngiliz karbonatıyla dişlerimi fırçalıyorum. Yalnız şunu belirtmeliyim ki İngiliz karbonatını öyle fırçanın her bir tarafına bandırmıyorum ucuna azıcık değdiriyorum yetiyor. Bu benim yöntemim herkesin kendine göre diş beyazlatma yöntemleri vardır.
    Şunu da unutmayın ki aşırı karbonat dişe, dış etine oldukça zarar veren bir maddedir.

    Şimdi kendi yöntemimi bırakıp diğer insanların da neler kullandığına bir bakalım.

    Dişler NasılBeyazlatılır? için yaygın kullanılanlar

    İnsanlar en çok diş macunlarının üzerindeki “dişleri beyazlatır” yazısına bakarak diş macunu kullanıyor. Peki bu macunlar da hangi madde kullanılıyor ki dişler beyazlıyor.
    Beyazlatma etkili tüm diş macunlarında bulunan madde
    Hidrojen peroksittir. Kimyasal formülü K2O2 dir. Aslında bir nevi çamaşır suyudur da diyebiliriz.
    Hidrojen peroksitin Çamaşır suyundan farkı Hidrojen peroksit ile temizlik, kullanımdan sonra oksijen atomlarına ve suya, yani doğal maddelere parçalandığı için çamaşır suyundan daha güvenlidir.

    Dişler Nasıl beyazlar?

    (Karbonat ve Hindistan Cevizi Yağı Karışımı)

    Bu yöntem hem beyazlatır hem de ağız sağlığını destekler. Dişler Nasıl beyazlar?

    Nasıl yapılır?

    1 çay kaşığı organik Hindistan cevizi yağı
    Karıştırıp diş fırçası yardımıyla dişlerinizi bununla 2-3 dakika fırçalayın. Haftada 2 kezden fazla yapılmamalıdır çünkü karbonat aşındırıcı olabilir

    1 çay kaşığı karbonat

    Başka doğal yöntemler de vardır tabi ki. Bir göz atalım bunlara da:


    Bu beyazlatma doğal yöntemlerle de yapılır. Limon ve karbonatı karıştırarak da yapabilirsiniz. Ama dişlerin canına okursunuz. Dişleri o kadar hızlı zedeler ki geri dönülemez zararlar bırakır.

    Bunlara ek olarak limon ve karbonat karışımının da Dişleri beyazlatıcı biliniyor. Yine bu yöntem de abartılarak yapılmamalıdır. Her şeyin fazlasının kötü etki yaptığını unutmamak gerekir.

    Eğer siz sigara kullanan biriyseniz veya dişlerimizin görünen kısmı yani ön taraftaki dişler kompozit dolgu ise çok fazla leke tutacaktır. Bu gibi durumlarda restortif diş tedavisi görmek gerekebilir.
    Her zaman olduğu gibi tüm sağlık yazılarım için de geçerli cümlemi tekrarlamalı. Bu yazdığım ifadeler bir tedavi yöntemi sağlık tavsiyesi değildir. Doktorlarımız önceliğimizdir.

    Sitemizin sağlık bölümünde ilginizi ekeceğini düşündüğüm yazılar olduğu için buraya linkini bırakıyorum. Fakat başka yerden de bilgi almak isterseniz bir alternatif link de buraya bırakıyorum.

  • Balkonda Domates

    Balkonda Domates

    Evinizin balkonunda domates yetiştirebilirsiniz. Balkonda domates yetiştirmek hiç bu kadar kolay olmamıştı. Etrafı hiç batırmadan tertemiz bir şekilde hem de. Sadece domatesleri toplayarak bir yetiştirme şekli sunuyorum sizlere. Hele ki bu domatesin cinsi çeri domates olursa tam isabet olur. Çünkü asılı durumda olan domatesler küçük olunca aşağıya doğru ağırlık yapmayacak. İri domates olursa biraz ağır olacağı için alttan destek yapmak gerekecek. Balkondaki çiçeklerinizle ışık atacak bu görsel şölen sizi hiç pişman etmeyecek.

    Balkonda Domates Nasıl Yetiştirilir?

    Gerekli malzemeler:

    • 5 kg lık su şişesi (plastik)
    • toprak
    • domates fidanı
    • ip
    • domates fidanı

    Yukarıdaki malzemeleri kullanarak hiç döküntüsü kiri olmadan balkonda domates yetiştireceğiz. Şimdi neler yapacağımızı anlatayım.

    Öncelikle beş kiloluk su şişesinin kapağını çıkartıp Oraya domates fidesini yerleştiriyoruz. Bidonun yatay üst kısmından bir açıklık yapıyoruz. Yaklaşık 15 cm boyunda 2 cm eninde olacak şekilde.
    bidonun üst kısmından yaptığımız açıklıktan toprak dolduruyoruz . Bidon içine domates fidesinin çillerini ortalayacak şekilde toprağı dagitiyoruz. Son olarak bir ip ile bidonun kapak kısmından ve alt kısmından bağlayarak bir üçgen oluşturuyoruz. (Görseldeki gibi) Fideyi diktiğimiz bidonu tavana asıyoruz. Ve ihtiyaç oldukça üzerinden su döküyoruz. Böylece domates fidesi büyüdükçe aşağıya doğru sarkıyor. Asıl o zaman çok güzel görüntüler ortaya çıkıyor. Bu şekilde zamanla sarkan bitkiden çıkan domatesler kızarıyor ve harika bir görüntü oluşuyor.

    Avantajlar

    Bu şekilde balkon tarımının avantajları nelerdir şimdi onlara bakıyoruz.
    Aslında en önemli faydası yer kaplamaması . Toprak ya da herhangi bir kir döküntü vs olmaması. Sonuçta görsel olarak harika olması. Böylelikle bitkinin her tarafının güneş alması mümkün olacaktır .

    Bu sitede balkondaki tarım ile ilgili birkaç yazı daha bulabilirsiniz bunlardan biri balkonda dikey tarım. Bu bölüme tıklayarak hemen ulaşabilirsiniz.

    Bir diğer yazıda ise dikey tarım çilek.

    Buraya tıkladığınızda detaylarıyla balkonda dikey tarımı görebilirsiniz.
    farklı bir siteden bilgi almak isterseniz balkon tarımı ile ilgili size buraya link bırakıyorum tıklayın lütfen.

    Blogumuzun kategorileri sadece tarım ile ilgili değil sağlık yemek hayvanlar eğitim gibi konularla ilgili de çok güzel yazılar bulabilirsiniz


  • Glutensiz Börek Tarifi: Unsuz, Sağlıklı ve Lezzetli

    Glutensiz Börek Tarifi: Unsuz, Sağlıklı ve Lezzetli

    Glutensiz börek tarifi, unsuz bir börek tarifi geliyor. Hazır mısınız? Kesinlikle çok sağlıklı ve lezzetli. Ve kesinlikle belirteyim glutene hassasiyeti olanların, kilo problemi olanların, unsuz beslenmek isteyenlerin güvenle yiyeceği bir börek.

    Türk mutfağının en kötü tarafı bence sofranın tahtında ekmeğin oturtulması. Aşırı ekmek tüketiminin otoiümün hastalıklar başta olmak üzere bir çok olumsuzluğu tetikliyor. hSiz de tahmin edersiniz ki haşimato ve Çölyak hastalığı bunların en başında geliyor sanırım. Kısaca değinecek olursam gluten vücutta yaptığı en önemli en temel hasar bağırsak duvarına zedelemesi ve bağırsak geçirgenliğini oluşturmasıdır. İşte tam da bu yüzden glutenden uzak durmalıyız.
    Şimdi geçeyim glutensiz böreğime. Bu böreğin temel malzemesi tatlı patatestir. Tatlı patatesin faydalarını mutlaka biliyorsunuzdur normal patatesten çok daha zararsızdır.Şöyle bir değinecek olursak;

    Genel olarak tatlı patatesin faydaları:

    • En önemlisi: Sindirim sağlığını destekler.
    • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    • Kan şekeri kontrolüne yardımcı olur. Böylelikle şeker hastalıklarına zemin ortadan kalkar.
    • Antioksidan özellikleri sayesinde kronik hastalık riskini azaltır.
    • Göz sağlığını destekler.
    • Yaşlanma karşıtı etkileri vardır

    Glutensiz Börek Tarifi için Malzemeler

    • İki iri boy TATLI patates (Normal patates ile de olur ama nişasta oranı çok yüksektir)
    • 500 gr ıspanak
    • 150 gr beyaz peynir
    • 150 gr kaşar peyniri
    • Beş yumurta
    • Bir su bardağı süt( 200 mg)
    • Üç kuru soğan
      • Son olarak bir tatlı kaşığı kırmızı toz biber

    Patates Böreğinin Tarifi

    1. Şimdi tatlı patatesleri cipsten biraz daha kalın olacak şekilde ince ince doğrayın. Tuz karabiber ve zeytin yağı eliniz ile karıştırarak hazırlayın.

      2. Böreğimizi pişireceğimiz kabın içini yağlayalım. Tatlı patatesleri tepsinin içine dökün. Elinizle bastırarak düzeltin. Tepsinin kenarlarına da patatesleri gelecek şekilde dizin. Üzerine bir iki yemek kaşığı zeytinyağı gezdirin. Önceden 200°ısıtılmış fırında 15-20 Dakika kadar pişsin.

    3. Yıkanıp doğradığınız ıspanakları derin bir kaba alın. Tuz ile ovalayın.

    4. Şimdi de yarım ay şeklinde doğradığınız soganları soteleyin. Sotelediniz soganları ıspanağın üzerine dökün. Üzerine kaşar rendesi tuz karabiber beyaz peynir toz kırmızıbiber ve sütü ekleyip İyice karıştırın.
    5. Fırında 15 dakika pişirdiğiniz tatlı patatesleri çıkarıp üzerine hazırladığımız karışımı dökün. Fırında 15-20 dakika daha pişirin.
    6. Fırından çıktıktan sonra 15 dakika kadar demlensin. Sonra patates böreğini servis edebilirsiniz.

    Affet olsun.

    Yemek kategorisinde daha bir çok ilginize çekeecek tarifler var. Buraya tıklayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.
    Bu sayfanın dışında başka bir yerden tarif isterseniz de buraya tıklayın.

  • Kırmızı Pancar (pezzik cacığı)

    Kırmızı Pancar (pezzik cacığı)

    Kırmızı pancar ile hazırlanmış pezzik cacığı Yozgat yöresine ait bir yemektir.

    Sağlık açısından bir çok faydası bulunan kırmızı pancar endüstriyel alanda renklendirici olarak da kullanılmaktadır. Kırmızı pancarın düzenli kullanımı sonucunda vücuttaki iltihaplanmayı azaltır ve demir eksikliğini de önler.

    Bugün kırmızı pancardan çok lezzetli bir cacık yapacağız.

    Pezzik Cacığının Malzemeleri

    1)1 adet kırmızı pancar

    2)1 adet soğan

    3)1 adet kırmızı kapya biber

    4)Bir tatlı kaşığı biber salçası

    5)Yarım su bardağı pilavlık bulgur

    6)2 Su bardağı su

    7)İki yemek kaşığı limon suyu

    8)Yarım Çay bardağı sıvı yağ

    9)Üzeri için bir kase yoğurt isteğe göre sarımsaklı

    10)Birkaç dal maydanoz

    Kırmızı Pancar cacığının Tarifi


    Yozgat’ın geleneksel mutfağından Kırmızı pancar ile hazırlanmış pezzik cacığı Yozgat yöresine ait bir yemektir.
    Pezzik cacığı tarifi…
    Bu tarif, kırmızı pancarın sağlıklı faydalarını bulgur ile birleştirerek hem besleyici hem de lezzetli bir tarif.

    Kırmızı pancar ile hazırlanmış pezzik cacığı yapılışı

    Malzemeler

    • 1 adet kırmızı pancar
    • 1 adet soğan
    • 1 adet kırmızı biber
    • Bir tatlı kaşığı biber salçası
    • Yarım su bardağı pilavlık bulgur
    • 2 su bardağı su
    • 2 yemek kaşığı limon suyu (İsteğe bağlı)
    • Yarım çay bardağı sıvı yağ
    • Üzeri için 1 kase yoğurt
    • 2-3 dal maydanoz

    Hazırlanışı

    Kırmızı pancarın lezzetini bulgurla birleştirerek oldukça sağlıklı ve renkli bir yemek hazırlayabilirsiniz. Hem göz alıcı hem de lezzetli olan bu pilav, özellikle sağlıklı beslenmeye özen gösterenler için ideal bir

    Kırmızı pancarları küçük küpler halinde doğrayın ve üzerine su ekleyin. Kaynamaya başladıktan sonra kapağını kapatın ve 20 dakika kadar pişirin.

    Bir tavada zeytinyağını ısıtın. Üzerine yemeklik doğranmış soğanı ekleyin ve biraz soteledikten sonra doğradığınız kırmızı kapya biberi ekleyin. Salçayı, tuzu ve bulguru da ekleyip karıştırın. Biraz daha kavurduktan sonra haşladığınız pancarları suyuyla birlikte tavaya ekleyin.

    Üzerine limon suyunu ekledikten sonra ocağın altını kısıp, bulgurlar suyunu çekene kadar pişirin. Pilav piştikten sonra ocaktan alıp biraz ılımaya bırakın.

    Ilıyan pilavı servis tabağına alın. Ardından üzerine çırpılmış yoğurt gezdirin ve son olarak ince doğranmış maydanoz serpiştirerek servis edin.
    Afiyet olsun!
    Sitemizin yemek sayfasında kırmızı pancar ile ilgili içecek tarifi için buraya tıklayın

    Başka bir siteden bilgi isterseniz pancar ile ilgili o zaman da buraya tıklamanız yeterli yeterli.

  • Noterden İstifa nasıl yapılır?

    Noterden İstifa nasıl yapılır?

    Noterden ihtar çekerek haklı olarak istifa nasıl yapılır? Bu yazımızda ondan bahsedeceğim.

    Gönül ister ki herkes işini sevsin. Hiç kimse istifa etmek zorunda kalmasın. Ama günümüzde maalesef ki bu tür durumlarla çok karşılaşıyoruz.

    Birden fazla noter ihtarlı istifa eden biri olarak söylüyorum zor bir durum değil ama dikkat edilmesi gereken hususlar var. Noterden İstifa nasıl yapılır?

    burada önemli olan husus haklı gerekçelerle, kanıtlarlar sunmaktır.

    Tüm bu geçerli sebepleri üç ana başlık altında inceleyecek olursak şöyle sıralayabiliriz.

    Noterden İstifa Yapılırken Geçerli Sebepler Nelerdir?

    1. Psikolojik ve fiziksel olarak zorlandığınızı belgelendirmek. İş yerindeki stresin bizi olumsuz etkilediğini psikiyatri doktoruna giderek belgelendirin. Anksiyete depresyon veya tükenmişlik sendromu gibi teşhisler alabiliriz. Bunu da belgeliyoruz tabi ki. Bağışıklık sorunları için immünoloji veya dahiliye bölümüne gidip sürekli bir şekilde hasta olduğumuzu söyleyin. Bu yüzden bağışıklık sistemimizin zayıfladığını söyleyin. Bunları yaparken kan değerleri veya stres hormonu gibi gerçek verilerden faydalanın. İş yerindeki ağır çalışma koşullarının sağlığımızı gerçekten bozduğu, çalışamaz duruma getirdiği ile ilgili rapor alabiliriz. Eğer bu raporu uzun süreli alırsak üç ay ya da altı ay gibi ki ,genelde bunlar heyet raporu oluyor, işveren sizi çıkartmak için sebep gösterir daha sonra sizi işten çıkarır.
    2. İş yerindeki kötü koşullar, mobbing kötü muamele veya adaletsizlik gibi durumları kanıtlamak gerir. Bunun için ses kayıtları, şahitler veya mesajlar ile kanıtlamamız gerekir. Yoksa hiçbir işe yaramaz.
    3. İşverenin maaşınızı eksik yatırması veya hiç yatırmaması da haklı iş çıkış sebebidir. Noterden ihtarlı iş çıkışında geçerli bir sebeptir.
      yukarıda belirttiğim bu durumların hepsi işverenin elini kolunu bağlar. Hiçbir şey yapamaz ve anında işi sorgusuz sualsiz bırakabilirsiniz.
      hiçbir yasal sorumluluğununuzda olmaz. Haklıysanız iş yerini ihtar çektiğiniz andan itibaren terk edin hatta hiç uğramayın. İş kanununun 24. maddesine göre noter ihtarlı fesihlerde iş yerine gitme zorunluluğu yoktur.

    Bu konu ile ilgili farklı bir siteden bilgi almak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

    Sitemizin çeşitli kategorilerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

  • Konuşma Bozukluğu Olan Çocuklar Nasıl Konuşturulur?: Ne Yapmalı?

    Konuşma Bozukluğu Olan Çocuklar Nasıl Konuşturulur?: Ne Yapmalı?

    Konuşma bozukluğu olan çocuklar nasıl konuşturulur? Öncelikle bu konu sabır gerektiren ve uzun soluklu bir süreçtir.  İlk yapmamız gereken , bir uzman tarafından tıbbi kontrolden geçirmektir.
    Karşımızdaki muhatabımızın bir çocuk olduğu unutulmamalıdır. Çocuklar oyun oynamaktan başka hiç bir şey düşünmezler. Bu yüzden onlara ulaşmak ve kendi istediğimizi yaptırmak için oyunu kullanmalıyız.

    Konuşma güçlüğü yaşayan bir çocuk için konuşmamak sessiz kalmak her zaman kolay tercihtir. Anlatmak istediklerini tam olarak anlatamadıklarının farkındadırlar. Bu durum onları sessiz kalmaya daha çok itmektedir. Çocukları bu soyutlanmışlıktan kurtarmanın yollarını aramalıyız. Onları sorunlarıyla baş başa bırakmamalıyız.

    Konuşma Bozukluğunda Uygulamalar

    Şimdi gelelim konuşma bozukluğu yaşayan çocukları nasıl konuşturulacağımıza.
    Bu tür çocuklar mecbur kalmadıktan sonra asla konuşmazlar. Onları Konuşmaya mecbur bırakmalısınız. Konuşmaya ihtiyaç duymalılar. Bir zorunluluk hissetmezlerse size bir şeyler anlatmak için herhangi bir çaba sarf etmeyeceklerdir. Örneğin çok istediği bir oyuncağı üst raftan almak için sizden yardım alması gerektiğini biraz anlamamazlıktan gelebilirsiniz. Veya çok susadığı için su istediğini yine aynı şekilde anlamakta zorluk çekiyormuş gibi davranabilirsiniz. Bu onu konuşmak için daha fazla çaba sarf etmeye itecektir. Veya onunla öyle güzel bir oyun oynayın ki bu oyunu tekrar oynamak istediğini size ifade etmeye uğraşsın. Eğer oyundan zevk alırsa size o oyunu anlatmaya çalışacaktır. Jest mimiklerle veya beden diliyle iletişim kurma çabalarını anlamamış gibi yaparak onu konuşmaya zorlamalısınız.

    Şarkılar söylemek de bu süreçte hız kazanmayı sağlar. Sanki tali yoldan otobana geçmiş gibi, takılmalar kalkar kelimeler peşi sıra ifade edilir. Yalnız bu durum şarkı ile sınırlıdır.

    Konuşma Bozukluğu Olan Çocuklar Nasıl Konuşturulur?

    Bir çocuğun halının üzerinde arabalarının başında küçük bir kaza sürecini canlandırdığınızı hayal edin. Siz olay yerine gelen bir trafik polisi oluyorsunuz çocukta kazayı bizzat yapan şoför. Aralarındaki diyaloğu anlaşılır hale getirmek oldukça önemli. Yoksa kazanın sebebi ortaya çıkmaz ve yaralılar için ambulans çağırma sürecini oynayamazsınız.

    Konuşma çabalarını onaylamalısınız fakat yarım konuşmaları siz tamamlamayın. Bu onun, kelimeleri her zaman yarım bırakmasına sebep olur.

    Kuklalar, hikaye kartları, şarkılar ve tekerlemeler ile çalışmalar zevkli hale gelen çalışmalar en iyisidir. Taklit oyunları oynayarak da sesleri çıkarmaları kolaylaşır. Resimli kartlar, videolar da sesleri pekiştirir. Tüm bunları uygularken yavaş ve net konuşmalıyız. Kısa cümleler kullanmaya özen göstermeliyiz.Taklit ve modelleme yöntemlerini kullanmalıyız.

    Bunun gibi eğitimle ilgili dikkatinizi çekecek farklı yazıları bu sitede bulabilirsiniz.

    konu ile ilgili farklı siteden bir yaz merak ederseniz buraya tılayabilirsiniz.

  • Gökçek Şifa Neye Yarar?: Faydalı mı?

    Gökçek Şifa Neye Yarar?: Faydalı mı?

    Gökçek Şifa Neye Yarar?: Faydalı mı? Lupusun bitkisel tedavi yollarından en fayda gördüğüm gökçek şifa ürünleri oldu. Her türlü yazıyı okuyup bilgi alma yollarını taradıktan sonra neye göre karar verdin derseniz; tahlil sonuçlarıma göre derim. Çünkü tahlil sonuçlarımdan DNA ile ilgili değerlerim hep kırmızı çıkarken bitisel destek ürünlerini kulanmaya başladıktan sonra tamamına yakını yeşile dönmüştü.

    Bu yazıda yazılanlar tamamen kişisel deneyimlerden ibarettir. Her hastalıkta olduğu gibi alternatif bitkisel destekler lupus hastalığında da bulunmaktadır. Fakat bunların hiçbiri tedavi yöntemi değildir. Bu bitkisel destek ürünlerini kullanmadan mutlaka doktorunuza danışınız. Gökçek Şifa (#reklam reklam anlaşması yapmadım kendim satın aldım)

    Gökçek Şifa Nedir?

    Şimdi geleyim lupusun bitisel tedavi yollarından kulandığım ve fayda gördüğüm şu destek ürünlerine: Bu bitkisel destek ürünlerinin adı ”Gökçek Şifa” dır. İbrahim gökçek adında bir merhum tarafından ülkemize kazandırılmıştır. Hastalığınızın adını söylüyorsunuz, size bir set hazırlıyorlar. Ben yorumları okuduktan sonra işte bu iyi bir şey dedim. Yoksa bu insanlar hayretler içerisinde bu kadar anlatmazlardı dedim. Kendim için irtibata geçtim ve hastalıklarımı ( SLE ve sjögren sendromu) söyledim. Bana ”harpago Ş ” serisini kulanmamı önerdiler. Harpago Ş serisinin içerisinde neler var bir bakalım. Meşe mix, kudzu, Kaprilik asit, karmuk, boswellia, harpago, galangal, orme SLN bulunmaktadır. Hesinin içeriğinde çok çeşitli bitkiler bulunduğundan buaya yazmadım.

    Gökçek Şifa Neye Yarar?: Faydalı mı?

    Yukarıda görselini gördüğünüz set beni gerçekten değiştirdi. Şunu belirtmeliyim ki öyle bir set kullandım düzeldim falan diye sakın ha düşünmeyin. En az altı ay, hatta bir yıl kullanmalısınız. Hastalığınızın sizde yarattığı etiye göre süreyi uzatmalısınız. Ben bir yıla yakındır kullanıyorum. Bugün itibariyle 26 şubat 2025 8 ay oldu. Dört ay sonra bir yılı tamamlıyorum. İnanmayarak başladığım bu ürünler gerçekten bana iyi geldi. Hastalıklarım lupus ve sögren.

    Hemen şuraya gökçek şifanın linkini bırakıyorum. Bir göz atarsınız.

    Sitemin sağlık bölümünde ilginizi çekeceğinden emin olduğum yazılarımı da buraya ekliyorum.Tıklarsanız pişman olmazsınız. Burada lupus sürecinde neler yaşadığımı fotoğraflarıyla anlattım. Benim için zor günlerdi.

  • Menekşedeki pamukçuk nasıl geçer?

    Menekşedeki pamukçuk nasıl geçer?

    Menekşedeki pamukçuk nasıl geçer? Menekşe doğası gereği çok sıcak ve çok soğuktan hoşlanmayan bir çiçektir. Menekşeyi rahatsız eden sorun, mevsim geçişlerinde iklimin fazla nemli olması ve bunun çok uzun sürmesidir. İşte bu nem, menekşede pamukçuk oluşmasına neden olur. Bitmek bilmeyen nem, çiçekte pamukçuklara elverişli bir ortam hazırlar. Kendini yeterince kurutamayan menekşe, buna daha fazla karşı koyamaz. Pamukçuklar tüm menekşeyi sarar, hatta komşu menekşelere bile sıçrar. Bir defa bulaştı mı kurtulması neredeyse imkansız hale gelir.

    Sizin o tek bir yapraktan, günlerce bekleterek çillendirdiğiniz katmer katmer menekşe tam da evinizi güzeleştirecek derken, pamukçuk oluvermiş!

    Merak etmeyin, pamukçuktan kurtulmanın çok kolay, doğal bir yolu var.

    Menekşedeki pamukçuk nasıl geçer? Bir çay kaşığı arap sabunu, yarım çay kaşığı sirke ile karıştırılıp çiçeklerin yaprak ve sap kısımları silinirse pamukçuktan eser kalmaz. Hatta çiçeğin toprağında da pamukçuk izlerine rastlarsanız toprağını da değiştirmelisiniz. Hatta bu karışımdan köklerine de dökün . Sonra yeni toprağa çiçeğinizi dikin. Böylelikle göreceksiniz ki çiçeğiniz eskisinden daha canlı ve diri olacak.

    Şu anda sayfada hasta menekşem ile tedaviden sonraki menekşemin resimlerine bir göz atın. Farkı kendi gözlerinizle göreceksiniz.

    Eğer bunlarla uğraşamam, menekşeyi feda etmeyi göze alırım, diyorsanız, durun! Çiçeğinizi feda etmeyin. Bir satıcıdan (fungisit) adlı ilacı alarak çiçeğinizin üzerine püskürtün ve onun hayatını kurtarın.

    Sayfamızın tarım kategorisinde ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir linki buraya bırakıyorum. Bir göz atın lütfen. Farklı bir adresten bilgi almak isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz. Her şey menekşe için 🙂

  • Ginger Shot (Zencefil Suyu): Bağışıklık Güçlendirici Mucizevi Tarif

    Ginger Shot (Zencefil Suyu): Bağışıklık Güçlendirici Mucizevi Tarif

    Ginger shot, namı diğer zencefil suyu. Zencefil suyuna bazı meyve suları eklenerek elde edilen çok faydalı içecektir. İstediğiniz meyvelerle karışım yapabilirsiniz. Genellikle limon, portakal, mandalina, elma kullanılıyor. Bazen de sarımsak, zerdeçal, karabiber kullanılarak yapanlar da az değil.

    Dünya çapında yeni trend olan bu içeceğin tadı bazen nahoş olabiliyor. Bu yüzden çok küçük şişelere konularak iki yudumda tüketilmesi sağlanıyor.

    Antioksidan özelliklere sahip olan ginger shot adlı zencefil suyunu genellikle, bağışıklığı güçlendirmek veya sindirimi desteklemek için kullanırlar.

    Ginger Shot (zencefil suyu) Malzemeleri Ve Yapılışı

    Ginger shot yapmak için şu basit tarifi özetleyecek olursak:

    Malzemeler:

    1. Taze zencefil kökü
    2. Yarım limon suyu
    3. Bir çay kaşığı bal (şeker hastaları eklememelidir.)
    4. 1 su bardağı su

    Yapılışı:

    1. Taze zencefilin kabuklarını soyun ve küçük parçalar halinde doğrayın.
    2. Doğradığınız zencefili mutfak robotunda iyice ezin.
    3. Limonun suyunu zencefil püresine ekleyin. Ya da başka bir meyve de olur.
    4. İsteğe bağlı olarak bir çay kaşığı bal ile tatlandırabilirsiniz. Veya hiç katmasanız da olur.
    5. Su ekleyerek karışımı tekrar karıştırın.
    6. Elde ettiğiniz karışımı süzgeçten geçirerek içeceğinizi pürüzsüzleştirebilirsiniz. Ya da tortulu bırakın.
    7. Süzülmüş ginger shot’u bir bardakta servis edin. Ama küçük şişelerde her yere giderken götürüp ihtiyaç duyduğunuzda kullanıb.

    Yukarıdaki malzemeleri bir robottan geçirerek hazırlayınız. Bu ezik malzemeleri bir tülbent içine alarak süzünüz. Suyunu aldığınız malzemeleri küçük şişeciklere alarak günlük öğünlerinize eklemeli ve sağlıklı bir alışkanlık edinmelisiniz.

    Ginger shot içerisindeki malzemelerden olan zencefil, antioksidan özelliklere sahiptir. Bu yüzden bazı insanlar bu içecek sayesinde bağışıklık sistemlerini güçlendirip, sindirim sağlıklarını desteklerler.

    Bununla birlikte, içimi biraz sert olabildiği için, küçük şişelere bölerek her gün bir tane tüketmek çok daha kolay olacaktır. Bir iki yudumda kolayca bittiğinden zor gelmeyecek ve devamlılık kazanmak kolaylaşacaktır.

    Tabii ki bu bilgileri uygulamadan önce doktorunuza danışıp onun da görüşlerini almalısınız. Her bünye bu iksiri farklı karşılar.

    Sitemizin kategorilerinden ilginizi çekeceğine inandığım sağlık bölümünün liknini buraya bırakıyorum. Tıklayarak çok harika bilgileri inceleyebilirsiniz.

    Başka bir siteden bilgi almak isterseniz buraya çeviri de gerektirecek bir link daha ekliyorum.