Sistemik Lupus Eristematozus ve Çaresi

Bir kaç ay oldu öğreneli. Sistemik lupus eristematozus ve çaresi. Adını bile söyleyemediğim, duymadığım hastalıklar lupus ve sjögren artık ömür boyu benimle. Çünkü tıpta çaresi, tedavisi olmayan hastalıklar arasında geçiyor.

Sistemikten de anlaşılacağı gibi tüm sistemi tutuyor.En korkunç olanı da tedavisi yok! Sadece ağır ilaçlarla baskılanabiliyor. Yani tedavi edilemiyor sadece baskılanabiliyor. Lupus tüm vücudun bir uyaran sebebiyle kendi sağlam dokularını yabancı olarak algılayıp onlara saldırmasıyla alevleniyorve iltihaplanma başlıyor. İltihap tüm vücuda yayılıyor. Bazı organlar daha çok iltihap topluyor ve bunu bizim vücudumuz kendi yapıyor. O iltihaplanan organı da ortadan kaldırmak için savaşıyor. Ne yazık ki işlemez hale getiriyor. Bu iltihaplanmayı önleyemiyoruz. Doktorlar kortizon ve bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla biraz hızını yavaşlatabiliyorlar. Bu da tam bir tedavi sağlamıyor. İşte bu yazımızda iltihabı önlemek için çarelerden biri olan, hangi yiyecekleri yemeli, neleri hayatımızdan çıkarmalıyız, ona bakacağız. Glüten, et ve şekere dikkat edeceğiz.Çünkü en çok iltihaplanmaya sebep olan yiyecekler, glüten, süt ürünleri, şeker diyebiliriz.

Lupus Nereleri Tutuyor?

Sistemik lupus eristematozus ve çaresi araştırılıyor.Bu hastalık baştan sona yıpratıyor, sarsıyor, üzüyor, şaşırtıyor.Ama yaşıyorsun işte… Çaresi olmayan, tıbbın henüz çözemediği hastalıklardan biri lupus. Ne zaman nereyi tutacağı belli olmayan sinsi bir düşmanla uyuyup uyanıyorsunuz.

sistemik lupus eristematozus ve çaresi

Beyin, kalp, akciğer, mide, böbrekler, karaciğer, damarlar, kas iskelet sistemi… Tutmadığı yer yok. Üstelik ilaç kullanmaya rağmen organ tutulumu yapabiliyor. Tutulum derken, bir organa sizin kendi bozulmuş T hücreleriniz saldırıyor. Aşırı iltihaplanmasına sebep olarak o organı yok edene kadar kemiriyor tabii caizse. Sonra bir gün ansızın böbreklerinizin çalışmadığını öğreniyorsunuz. Genellikle teşhis bir organı bitirdiğinde konabiliyor. O kadar sinsi ilerliyor ki, hiç bir normal tahlilde çıkmıyor. Doktorların anlaması ancak bir yerlerde patlak verdiğinde mümkün oluyor.

Benim teşhisimin konabilmesini mümkün kılan da gözle görülür belirgin bulgulardı. Yüzde geçmeyen büyük kırmızı noktalar, saçların tepeden ani dökülmesi gibi.

Halk arasında kelebek hastalığı denmesinin nedeni de bu yüzdeki kızartıların kocaman bir kelebeğe benzemesi. Şükrediyorum ki bir organ tutulumu ile ortaya çıkmadı.

sistemik lupus eristematozus ve çaresi

LUPUSTA TIP NEREDE?

Tıbbı ilerledi sanıyordum.Tıp daha işin başındaymış meğer. O kadar çok ki çaresiz dertler. Dermansız dertlerle boğuşan bir çok insan var benim gibi. Yukarıdaki iki görsel bizzat bana ait. Lupusun atak döneminden.

Peki böyle hastalığın bizi ele geçirmesine seyirci mi kalacağız? Hayır! Korkmayın! Yapılacak önemli şeyler var. İlk önce bilmemiz gereken; bize en çok yine bizim faydalı olabileceğimizdir. Bunlar öylesine, size moral olsun diye söylenmiş sözler değil. Çünkü nadir de olsa bu hastalıktan kendi çabalarıyla kurtulmuş insanlar var. Bu kişiler isimlerini yayınlamamışlar, ne yaptıklarını yazmışlar. Nasıl bir yol izlediklerini yazmışlar. Bizler de onları taklit ederken kendi vücudumuzu dinleyeceğiz. Bu yaptıklarımızın bize iyi gelip gelmediğini sorgulayarak ilerleyeceğiz.

Kim bu insanlar peki? Biri Türkiyeden bir doktor. İsmi cismi yok. Sadece kısa bir mektubu yayınlanmış. Kendi doktoruna teşekkür ettiği bir mektup. İyileşmiş. Doktoruna, kendisine yol gösterdiği için minnetlerini iletiyor. Mutlaka rastlamışsınızdır. Bu hastalığa yakalanıp da araştıramayan yoktur sanırım. Bir yerlerde karşınıza çıkar bu mektup. Yani elle tutulur, iyileşme hikayesi, hem de bizim ülkemizde. Bu doktor hanım neler yapmış kısaca bahsedeceğim size.

Lupus ve Beslenme İlişkisi

Hatırı sayılır bir ilişki var lupus ve beslenme arasında. Çünkü sadece beslenme alışkanlıklarımızı değiştirerek lupusu kontrol altına alabiliriz.Yukarıda bahsettiğim doktor hanımı taklit ederek aynı izleri takip edelim.

Beslenmesinde resmen kökten değişim yapmış bu doktor.Aynı şekilde bazı akıllı insanlar, sadece beslenmelerini değiştirerek bu hastalığı dizginleyebilmişler. Vücudumuzun dışarıdan bu kadar toksin maddeye maruz kalarak isyan ettiği bir hastalık bu lupus. Bu açıdan bakıldığında doğduğunuzdan beri nasıl bir mücadele verdiğini düşünsenize bedeninizin. Çünkü bulduğumuz her şeyi yiyerek ona yeterince kötü davrandık. İşte tam da bu yüzden hastalandık.

Size klişe gelebilir ama bu diyete kesin anayasal kurallarmış gibi bakmalı ve çok ciddi uygulamalıyız. İlk kural öncelikle dışarıda yemek yemeyeceğiz. İkincisi de satıcıların söylediklerine inanmayacağız. Doğal gübre kullanıyoruz veya organiktir demelerine asla kanmayacağız. En ufak bir glüten kalıntısı bile bizim diyetimizi çöp edebilir. Bunu unutmadan, bu çok katı bir diyet olmuş demeden okuyun lütfen. Çünkü sadece beslenmeyi düzelterek çaresi bulunamamış bir hastalığı iyileştirmeye çalışacağız. Öyle ki yemeğin içindeki o az miktardaki buğday ununun bile bize neler yapabileceğini tahmin bile edemezsiniz.

lupus ve beslenme

Şimdi madde madde sıralayalım neler yapacağımızı ve yapmayacağımızı; Bu maddeler bir defalık bile terk edilmemelidir. İstikrarlı bir şekilde yaşam tarzı haline getirilmelidir.

  • Glüten sıfır olmalı,
  • Su, pakete girmiş su değil temiz kaynak suyu olmalı ve yemeklere de bu su Bu suları saklamak için plastik kaplar değil cam kaplar içinde en çok üç gün saklanır.
  • Pakete girmiş tüm hazır gıdaları terk etmek gerekir.
  • Kaliteli yağlar çok az miktarlarda yenir. ( sade yağ ve soğuk sıkım zeytinyağı gibi)
  • Dışarıda yemek yenmemeli, yenecekse evden götürülebilir. (Mısır unundan ekmeği evimizde kendimiz yapabiliriz. Çünkü dışarıda yemek için çantamızda hep bulundurmalıyız ki aç kalınca atıştırıp zararlı gıdalardan uzak kalabilelim.)
  • Atıştırmalık olarak kavrulmamış kabuklu doğal haliyle satılan kuruyemişler ve özellikle kurumuş doğal meyveler her zaman çantamızda ve evimizde olmalı. ( Elma kurusu, kayısı kurusu, cennet hurması kurusu…)
  • Et olarak da en güvenilir okyanus balıkları çok isabetli olur. Çünkü hormonsuz katkısız etlere ulaşmak da imkansız olduğundan tavuk, hindi, kıyı balıkları da şaibeli.
  • Şeker hiç bir şekilde kullanılmamalı. Sadece meyve şekeri, o da makul miktarlarda. Örneğin üzüm çok şekerli olduğu için, daha az şeker ihtiva eden elma tercihimiz olsun.
  • Yemeklerimiz sebze ve meyveler olmalı. Pişirme hafif haşlama, az yağda buğulama şeklinde olsun. Mümkün olduğu kadar pişmemiş, katkısız gıdalarla karın doyurmak gerekir.
  • Takviye vitaminler destekler de doktor kontrolünden geçtikten sonra. (spiriluna, magnezyum, balık yağı, probiyotikler, propolisler.) vitamin eksikliğinde, hücre içi vitamin ölçümü. Çünkü bazen normal tahlillerde iyi çıkan değerler, hücre içi ölçümlerde eksik çıkabiliyor.
  • Tuz mümkün olduğunca az ve kalitelisi kullanılmamalı.
  • Stres yönetimi
  • Meditasyon
  • spor mutlaka devamlı hale gelmeli.
  • Doğu nefes tekniklerini öğrenmek gerekir.

LUPUS TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK OLACAK

Bu şekilde zaman kazanabiliriz. Zaman kazanabiliriz diyorum çünkü lupus tedavi edilen bir hastalık olacak. Çalışmalar ümit verici. Nitekim kök hücre bir çok hastalıkta kesin çözüm sunduğu gibi lupusta da kesin tedavi olma imkanı veriyor. Çünkü Amerika’ anın Chicago eyaletinin Northwestern Üniversitesinde bağlı Feinberg Tıp Fakültesinde gerçekleştirilen araştırma ümit veriyor. Bu alanda 27 yıl boyunca araştırma yapan profesör Datta ve ekibi çalışmalarını bilimsel kaynaklarda yayınladı.İlerideki bir tarihte aşısını bulacaklar. Bu ilerideki tarih ise şu anda belirsiz. Böylelikle bizler de yiyeceklerimizi dikkatlice seçerek kendimize zaman kazandıracağız.

Aynı zamanda sistemik lupus eristematozus hastalığının çaresi bulunduğunda, bu yöntem bir çok hastalığın da çözümüne ışık tutacak. Otoimmün hastalıkların çoğunun bu yolla tedavisi bulucacak. Kanser, koah, yaşlılık dejenerasyonu hatta otizm gibi hastalıklarda dahil. Yani bu deformasyon sürecini tersine çevirerek tahrip olmuş dokuları onararak fabrika ayarlarımıza yaklaştırılacağız.

Bu yazıda bahsettiklerim benim tecrübelerimdir. Bilimin ışığında tahminlerim ve araştırmalarımdır. Hastalıktan kesin kurtulma gibi bir garanti veremem. Çünkü yok. Genellemeler yaparak bir orta yol çizmeye çalıştım. Çünkü bu yazı kesin bir tedavi ümidi veya ümitsizliği vermek için yazılmadı. Doktor kontrollerimizi ve ilaçlarımızı aksatmadan elimizden geldiği kadar sorunsuz bir süreç geçirmeliyiz.

Aşağıda yorumlar bölümüne yazın lütfen, siz,sistemik lupus eristematozus , bu teşhisi alanlar, hastalığı nasıl yönetiyorsunuz? Tavsiyeleriiniz var mı?

Merak ederseniz diye buraya farklı bir sayfadan link bırakıyorum. Dilerseniz bakabilirsiniz.

Sayfamızın sağlık bölümünde başka konularda da ilginizi çekebileceğini düşündüğüm bir yazı var. Buraya linkini bırakıyorum. Bir göz atabilirsiniz.

“Sistemik Lupus Eristematozus ve Çaresi” üzerine 1 yorum.

  1. Geri bildirim: Böbrekler Kendini Yenileyebilir mi? : Kök Hücre - Sağlık - Tek Derdim

Bir cevap yazın